Pazartesi, Şubat 09, 2009

,

UÇUĞUM

Sen...
ne zaman çok korksam
Ya da ne zaman çok üzülsem derinden
Çıkar gelirsin…

Geçmişten bir izsin sen ve geleceğin habercisi…
Günlerce durursun yüzümde
Her bakışımda değer miydi diye sormalara neden olursun…
Cevap bazen evet olur bazen de sessizlik…
Bir dostun da dediği gibi
Konuşkan susuşlardır onlar...

Dinlemeye kalksan…

Boş ver dinleme…
Sen geldiğin gibi iz bırakmadan git sadece…

Biliyor musun bugün sana bakarken ne fark ettim.
Sen de acılar gibisin aslında
Üzerini kapatmaya gelmez çoğalırsın
Olmadı dolanırsın oradan oraya insanı daha da sinir edersin.
Dokunulmasın istersin,

ne pahalı bir ilaçla yamanırsın ne sarımsak çözüm olur sana.
Bir takım işkence yöntemleri geliştirenleri duymuştum sana karşı.
Sıcak tahta kaşık yöntemi, sıkıp özünü çıkartıp üzerine limon sıkma…

Ama geçmezsin…
Zamana yayılan bir iyileşme sürecini hak görürsün kendine
Tıpkı acılar gibi…

Üzerini örttüm sanırsın acının,
Arnavutköy’de bir bankta rastlarsın bazen
Bazen taksimde bir meyhanede
Yalova’da limandaki balıkçıda bir akşam çıkar karşına
Ya da ne bileyim bir çocuğun kahkahasında aniden
Sokak satıcısının sesinde...
Ne işkence edenler olur kendisine acısıyla baş edeceğim diye
Aç bırakır, susuz bırakır mesela bedenini
Sanki acıyı yaratan bedenmiş gibi
Hüzünlere gasil eder yüreğini sanki yeterince acı çekmemiş gibi
Bakışlarına bir ağlamak çöreklenir sanki bir daha hiç gülmeyecekmiş gibi

Ama geçmez…
Zamana yayılan bir iyileşme sürecini hak görür kendine acı
Tıpkı uçuk gibi…

________________________________________________________





Yüreğimin de zamana ihtiyacı var bugünlerde...
Açtığı kapıları kapatmaya ihtiyacı var tek tek...
Niyetine girmek lazım heves geçmeden...
Yalancı bahara kanıp gitmek lazım buralardan...
Hayatın kendisi bu kadar yalancıyken,
bahar yalancı olmuş çok mu...
Hayata her seferinde kanarken
Bir kere de bahara kansa yüreğim...

Göreceğiz fena mı olur, yoksa iyi mi...
Biriktirdiklerimi anlatırım döndüğümde...
Yediklerim içtiklerim benim olur.


Sevgiyle...


_________________________________________________________


(*) Yazara bu yolculuk sırasında sözlerini ezberi bildiği tek şarkı eşlik eder
Deep Purple - Soldier of Fortune
Şarkıda sözü edilen serseri kendisidir aslında
ve deli bir adam yüzünden çıkmıştır bu yolculuğa...

7 yorum:

Nily dedi ki...

anlamadım ben gidiyor musun şimdi???
hem de beni bırakıp:((
yediğinde içtiğinde gözüm yok..
gittiğin yere beni de götür
bu kim diye soran olursa
uçuklunun teki takıldı da peşime geldi dersin..

beenmaya dedi ki...

bi dakka şimdi soldier of fortune'ı çalıyorsun, beni sık ziyaret eden vefalı dostum uçuktan bahsediyorsun, sağ gözüm zaten şiş ve ağrılı ve de sulu sulu buna rağmen bir de sen üstüne sulandırıyorsun nereye bakayım böyle???

Evren dedi ki...

Sevgili Nily ve Beenmaya,
Sanal denen garip dünyada karşıma çıkan iki dost yürek...
Beenmaya sen de biliyorsundur Nily ile Yalova'da buluşma düşümüzü vaktin olursa katıl derim. Nily'ye sormadım ama seni seve seve kabul eder diye düşündüm. Edersin değil mi Nily??? Bu seferlik yalnızlığı aldım yanıma izninizle...
Onunla konuşacaklarım var... Kimse bölmesin istedim kimse karışmasın aramıza, sadece o ve ben konuşalım ve denize atalım bildiklerimizi acılarımızı ve umutlarımızı da...
Kısa kaçışlarım vardır benim hayatta. Molalarım, yazarım bir gün. Üniversitede trene atlar İstanbul'a giderdim ertesi gün başka bir trenle geri dönerdim. gece boyunca yaptığım yolculuk sorular ve cevaplarla geçerdi, ertesi gün hyat yeniden başlardı.
Bu da öyle bir şey. Tek fark artık bu kaçışlarımı arabayla yapıyorum, zaman biraz daha bol şimdi... Dönüşte görüşmek üzere...

beenmaya dedi ki...

kendim için yaptığım bir mola ve yazdığım yazı geldi aklıma şimdi...benzer yürekleriz ya nasılsa bu yazıyı şimdi de senin için yazıyorum buraya...

Sen bırakıyorsun da bazen ipin ucunu; dünü, bugünü, yarını karıştırıp da birbirine çözülmez yumaklar gibi, bir orada bir burada, bir içinde, bir dışında, bir kalabalık, bir tek başına yaşayıp gidiyorsun. Tutmadı mı aklın, uymadı mı yüreğin sana, hayat arada bir çekiverdiğinde ellerini senden, huyuna gitmediğinde, olmadık bir anda acıtıverdiğinde canını, yakınken uzak uzakken yalnız kaldığında, sen de sırtını dönüveriyorsun hemen kendine, hayata, zamana... Tüm varlığına inat, yok sayıyorsun.

Ama zaman, o hiç sonu gelmeyen (sen ne çabuk ve ne çok tükendin oysa), silinmeyen(içinde bıraktığı hangi kesiklerden bahsetmeli), yetişilmeyen (bir düşün bakalım seni bekleyen ne/kim kaldı ki) zaman, ne yaparsan yap bırakmıyor peşini. Arada bir kaybettirse de kendini, varlığını hissettirmese de bazen sana, nefesi içinin odalarında dolaşıp duruyor sinsice.Ya ayaklarının ucunda, sessiz sedasız giriveriyor aklına, ya da hiç hesapta yokken, destursuz açıp da kapıyı dalıveriyor yüreğinden içeri...Bugünlerde yaptığı gibi...

Uykuyla uyanıklık, düşle gerçek, hayatla ölüm arasında...
İncecik bir çizginin tam da kopma noktasında...
Akıl kör, yürek sağır, ben dilsiz...
Çekip alıyorum kendimi içeriye ve usulca kapatıyorum kapıyı.
Bir süre kendimdeyim.
Bir süre kendimleyim.
Yine, yeni, yeniden bir nefes için kısa bir mola vakti...

görüşmek üzere...

Nily dedi ki...

sen benim aklıma geleni dile getirmişsin Evren, keyifli bir buluşma olacağına eminim.

o kısa kaçış ve molalar hepimizin hayatında, olmadan da yaşanmaz ki zaten. bütün dertlerini denizi savur, dönerken aklındaki bütün sorular gitmiş cevaplar yerine yerleşmiş olsun. yenilenmiş ve tazelenmiş olarak dön ve hep iyi ol lütfen.. Sevgiler

Beenmaya, nazar değdi bize kesin.. tesadüflere inanmam ben. dün gece benimde sağ gözüm şişti, şimdi senin yorumu okuyunca şaşırdım. geçmiş olsun diyorum umarım en kısa zamanda düzelir. uçuklar ve şişlerle muhteşem olduk:)

ikinizi de kucaklıyorum. iyi olmanızı diliyorum.

Tazelenmiş dönüşünü bekliyorum Evren ..

beenmaya dedi ki...

Nily'cim sana şiddetle katılıyorum beklemek ve dileklerin konusunda ve ayrıca çok da geçmiş olsun diliyorum şişliklerimize :))

Evren'cim görüyorsun ya biz burada ve bekliyoruz işte :))

Evren dedi ki...

Sevgili beenmaya ve nily, ikinize de geçmiş olsun diliyor ve uçuklarımız, şiş gözlerimiz ve kocaman yüreklerimizle içmeliyiz kesinlikle bir ara(da) diyorum ben şimdilik bu dünyadan kopuyorum 2-3 güne görüşürüz...