Perşembe, Şubat 26, 2009

,

GÜNE UYANDIM (MI)



Kadın hiç uyumamıştı... Kafası çok karışıktı. Neden yarın olmuyor diye düşündü. Sabah ezanını dinledi. Severdi. 5 vakit okunan ezan içinde en çok sabah ezanını severdi. Ezan okuyan bir arkadaşı, makamı farklıdır belki ondan dedi. Anlamazdı öyle makam falan... Dinlerdi ve severdi.


O sabah tam da ezan bittiğinde telefonuna bir mesaj düştü.

Neden uyumuyorsun sen bu saatte...

Okudu...Gülümsedi...Yarın olmasını bekliyorum dedi içinden.

Çok değil 2-3 dakika sonra çaldı telefonu. Karşısındaki kahkahalar atıyordu. O da attı. Neden kahkaha attıklarını bilmiyorlardı. Yoksa biliyorlar mıydı? Sessizlik oldu, önce adam bozdu sessizliği...

"Nasıl da biliyordum dedi uyumadığını..." Sahi nerden biliyordu uyumadığını...

Sabah sabah olanları anlattı kadın. Adam dinledi. "Senin sorunun" dedi, "kızıyorsun aptal insanlara sen. Bırak onlar da aptallıkları ile yaşasınlar bu hayatta..."

"Olmaz" dedi kadın, "vicdanım rahat etmez sonra."

"Amma önemsiyorsun sen şu vicdan meselesini bu hayatta."

"Önemserim, İNSAN OLMAK" - evet yüksek sesle ve büyük harflerle söylemişti - "vicdanla ilgilidir benim için" dedi. Sert ve kesin bir ses tonuyla.

"Biliyor musun" dedi adam. "Bu yönünü seviyorum senin. En güzel sabahlara uyandığında bile, hayatta uğraşmanı."

"Biliyorum" dedi kadın.

Adam dedi ki; "seni özledim. Pazar günü seni görmeye geleceğim bir saatliğine olsa da elimde pastam, doğumgünümü kutlayacağız..."

Kadın şaşırdı adamın süprizine. "Kaç yaşına basıyorsun ki sen" dedi, adam "27" dedi. "Ne zaman büyüdün sen o kadar" dedi kadın.

Adam "senden uzaktayken, seni düşünürken" dedi.

Kadın gülümsedi... Sabah ezanını anlatı adama. Nasıl sevdiğini...

Adam "seversin tabi" dedi... "Düşünsene huşu ile uyanıyorsun güne. En güzel ses ile öpülerek uyanmak gibi."

Kadın ne kadar uzun zaman oldu dedi içinden güne böyle başlamayalı.

Adam "pazarı bekle" dedi... "Pazartesi yarın olacak ve sen güne huşu ile uyanmış olacaksın. Şimdi uyu..."

Kapattı telefonu başka bir şey demeden. Kadın elinde telefon öylece kaldı. Dışarıya baktı. Gün ağırıyordu. Yağmurlu bir sabahtı. Pazara ne kaldı ki dedi. Yataktan gülümseyerek kalktı. Camı açtı. Soğuk nemli havayı içine çekti. Ürperdi... Telefonuna bir mesaj düştü...

Camı kapat üşürsün. Sabah ayazı insanın yüreğine dokunur... Pazara az kaldı. Ben gelince açarız camı, yüreğini bana verirsin. Ben korurken onu, sen sabahı çekersin içine; yarınlara umut olsun diye.


Devam Edecek... _________________________________ Devam Etti...

Fotoğraf / Birthdaygirl by Charlotte Hammer

18 yorum:

LÂL dedi ki...

neden bu kadar yüreğime dokundu bu yazı şimdi. Neden ağladım durup dururken.. Yalan.. Neden olduğunu bir ben biliyorum işte.. birtek ben..

Kubra Tekneci dedi ki...

owwww tek kelimeyle harika bi yazı olmuş.. valla okudugumda sıcak bi tebessüm bıraktı bende.. (=

Nily dedi ki...

küçükken gün sayardım..
yatcaz kalkcaz cuma
yatcaz kalkcaz cumartesi
yatcaz kalkcaz pazar
az kalmış diye sevinirdim:)) yazının sonunda o çocuk heyecanı canlandı içimde, gülümsedim. türkçeyi biraz katlettim ama o içimdeki çocuktu.. şunun şurasında pazara ne kaldı ki:)

Ateş Böceği dedi ki...

Ben de çok severim sabah ezanını içimi mistik bir hava kaplar ve yazının sonuda ki yüreğini bana verisin kısmı bittiğim andır ellerine sağlık :) içim doldu taştı sağolasın

carameLia dedi ki...

İnsanın icine isliyor
bi garip oldum

yüregine kalemine saglık sevgili evren:)

Şaşkın Kova dedi ki...

Umut girmiş sanki nihayet kapıdan :))

beenmaya dedi ki...

valla girmiş kapıdan umut Şaşkın Kova'nın dediği gibi baktım da şimdi kendi yazıma ayıp etmişim yahu :))

bu arada "senden uzakta seni düşünürken büyüdüm" cümlesine bittim...

*KUSURLU İNCE HAT... dedi ki...

ezber vakitler
bekleyiş sendromları ve
zedelenen niyetler arşivi

kuşları ürkütülmüş bu kent
yasa gömülür sabah önleri

kapının tokmağında
belirsiz parmak izleri
ve susulan otopsiler

Evren dedi ki...

> tanıdık gelmiştir mutlaka bir an'ı lal...ama ağlama... :(

> kaybetme o sıcak tebessümünü eminim çok yakışmıştır sana amelia...

> sen çalışsana işin gücün yok mu senin, yatcaz kalkcaz yapıp benim içimdeki çocuğuda uyandırıyorsun Nily :)

Evren dedi ki...

> sen sağol ateşböceği, ama yüreğini ver bana diyebilecek kadar sorumluluk sahibi bir adam varsa hayatında bitiriyor insanı anında :)

> teşekkür ederim caramelia, garipliğin olumlu anlamda di mi?

Evren dedi ki...

> şaşkınım azar işitince insan açıyor pencereyi buluyor uzun zamandır girmeyeni bağır bağır bağırıyor hadi gir içeri diye, o da giriyor napsın umut bu, gelemez ki duymazdan beni :)

> bitme sen maya, lazım daha bana...böyle manasız ışıltılar oldu mu yüreğimde, sen yaz iki satır soru cevap ben gelirim hemencecik kendime :)))

PS: geliyor bu gece yüreğimden birşeyler vakit bulursam yayındayım balkabağına dönüşmeden :)

Evren dedi ki...

ezberlenmesin vakitler
bekleyişler bir sendroma dönüşmesin
zedelenmesin niyetler

kuşlar ürkütülmesin
yas olmasın sabahlarda

kapı tokmağındaki izler beklenenden kalsın
bir otopsinin başında susmaktansa alt kat

vakitleri ezberlemeyi
bekleyişlerimin sendroma dönüşmesini
zedelenen niyetlerimi arşivlemeyi
kuşları ürkütmeyi
sabahlarımı yasa gömmeyi
kapının tokmağındaki belirsiz izleri
ve susup kendimi bir otopsi gibi incelemeyi tercih ederim sanki...

dulsinyam dedi ki...

"Camı kapat üşürsün. Sabah ayazı insanın yüreğine dokunur... Pazara az kaldı. Ben gelince açarız camı, yüreğini bana verirsin. Ben korurken onu, sen sabahı çekersin içine; yarınlara umut olsun diye."kaleminiz gerçekten çok güçlü ve etkileyici...şu pazarı ,inanın ,ben de sabırsızlıkla bekliyorum... sevgiyle ve kaleminize akıttığınız yüreğinizle kalın...

Evren dedi ki...

teşekkür ederim dulsinyam, hoşgeldin bu arada... kalemim gücünü yüreğimden alıyor diye düşünürüm ben de hep... sevgiler benden size ...

Enis Diker dedi ki...

Hastahanelerde farklı olu birde sabah ezanı :) Tüm hastalıklar gece azar derler ya. Gecenin bittiğine habercidir sabah ezanı. Bir kaç saat sonra gazete, kahvaltı gelir, Arkasındn yakınlar :)) Birde gece uyuyammış olanların biraz uyuklama şansıdır.

Selam ile

Evren dedi ki...

nerden geldi aklına hastane enis, herşey yolunda değil mi?

Enis Diker dedi ki...

Hastahane şimdilerde benden uzak :)) Ortaokul , lise yılları hastahanelerde geçti. Ordan kalma anılar çok :)). Hastalık ise bazen uğruyor (hemofili) ama bir problem yok `; teşekkürler :)

Evren dedi ki...

geçmiş olsun çok :( sevgiler...