Cumartesi, Mart 13, 2010

,

YAZILANI YORDUM / 8






Fotoğraf  / jsmoral



Farkındalık bütün huzurunuzu, derin bir huzursuzluğa bırakan bir şeydir, bazen... Denizin dalgalarını seyrederken, yunus balıklarının gösteri havuzlarındaki zorunlu tutsaklığı gelir aklınıza, yüzleri gülen insanların için için ağlayışlarına takılır kalırsınız, leziz bir yemeğin kokusunu içinize çektiğinizde aç çocuklar gelip yaslanır cama, uçan martıların denizlerin üstünde değil de apartmanların çatılarında uçuşlarından anlarsınız denizlerin kirliliğini... Ve daha nicelerini görürsünüz baktığınız her çiçekte, ağaçta ve aldığınız her nefeste...

O nedenle farkında olmak huzurunuzu kaçırır bir parça... Kaçırmalıdır da...

Farkındalığın tek taraflı olamayacağını vurgulamak istedim...Yoksa, güne, güneşe, kediye köpeğe, açan çiçeklere merhaba diyerek güne başlamak gibisi yoktur aslında, insan yaşadığını duyumsar her bir adımda ama, bir ama vardır her bir farkındalıkta... Olmalıdır da...




2 yorum:

ramazan dedi ki...

Çok farkındaysan hayatın,kafanda farklı eskiyor,sürekli yenilenmeye inat.Ama olsun varsın,her şeye rağmen farkında olanlardan olmak güzel.
Biraz farkında olmadan yaşamak isteriz hepimiz de,olmaz bir türlü.Aşağıdaki yazıda birazcık anlatmaya çalışmıştım.

http://rmazan.blogspot.com/2010/02/tek-tasam-bu-olsa.html


Güzel bir paylaşım.
Sevgiler.

Evren dedi ki...

stuvenin de dediği gibi, bazen çok farkında olmadan yaşamalı sadece çiçeği, böceği, doğan güneşi görerek belki de ramazan, sadece tuzu düşünmeli ya da... teşekkürler, sevgiler...