Cuma, Şubat 12, 2010

BAZI İLİŞKİLER YÜRÜMEZ















Bazı ilişkiler yürümez...
Bu taraflardan en az biri kötü anlamına da gelmez...
İkisi de çok iyi olabilir, ikisi de herkes tarafından sevilen, beğenilen insanlar olabilir.
Ama bazı ilişkiler yürümez...

***

Aynı evde 40 yıl... Aynı yastıkta 30...
Bu matematiksel bir hata değil ve taraflardan biri gittiği için eksik kalan bir on yıl hiç değil.
Son on yılı ayrı odalarda yaşayıp, ortak bir hayatı paylaşmak zorunda kalan iki güzel yürekli insanın hazin ilişkisi... Ve bazı ilişkilerin yürümeyeceğinin en güzel resmi...

***

Bunu bilmeme rağmen, bazı ilişkilerimi yürütmek konusunda ısrarcı ve kararsız tutum takındığım çok olmuştur. Bir tür bağlılık ve bağımlılık arasında tam da arafta kalma hikayesi aslında...

***

Arafta kalmak, koşarak eve gelip kendini sevdiğinin kollarına atma hayali kurarken, kendini yalnız, soğuk çarşafa teslim edip ağlayamamak gibi...

***

Hani her yanın saklanmak isterken ve kendini kendi yalnızlığında boğmak; yüreğin sevmeye devam ettiğinden, koşup kendini gene ve yine ona bırakmayı istemek gibi...

***

Rakıyı dostlarla içerken suya ihtiyaç duymamak ama her yalnız kalışta susuz içmemek, illa ve illa su bardağına rakı bardağını arkadaş eylemek, çıkan sesi kendine dost bilmek... Bunu düşününce tuhaf, yaparken çok naif bulmak da arafta kalmak gibi...

***

Kendi sertliğinden canı yanan bir adamın, kendini en acımasız kelimelerle vurması, dağılması sonra da toparlanmak için kendine dönmesi, tekrar tekrar kendi canını yakması da bir çeşit arafta kalmak sanki...

***

Yalnız kalmak, bir akşam vakti, kutlanacak onca şey varken, kutlayacağın bir ses bile olmamasıdır...
Yalnız olmak, kutlayacak kişinin ille de o olmasını istemektendir... Yani basit bir tercihdir.

***

Basit tercihler de bazen 3 yanlışın bir doğruyu götürmesi gibi olabilir.

***

Odaları ayırmak basit bir çözüm gibidir. Yaşanmış onca güzelliği alıp götürebilir. Ama aynı evde, ayrı odalarda yaşamak bir yaşamı paylaşmak değil, paylaşıyormuş gibi yapabilmektir. Ve aslında çok daha fazla özen, sabır ve çaba gerektirir...

***

O vakit çözüm, rakı bardağını su bardağına arkadaş eyleyip, geceyi bir kutlamaya dönüştürmektir. Ne de olsa sevgililik, gün be gün bir kutsanma, kutlama değil ise, gün be gün yitip gitmenin eşiğinde olmak olabilir. Ve rakı ve su en iyi devam eden ilişkidir.

***

Bu bir sevgililer günü yazısı değildir, zaten bu blog yazarı da sevgililer gününü anlamlı bulmaz.
Ama sevgili ile geçen her bir anı çok ama çok anlamlı bulur ve değerini bilir.
Bu akşam ki kadehini de sevgiliye kaldırır. Onun da eyvallah dediğini duyarak...


____________________________________________
Görsel / Alıntı - Kaynağı Bilinmiyor

6 yorum:

haykırış dedi ki...

Sayın Evren,
Yarasın can olsun...
Afiyet olsun..
Saygılar

atesinsesi dedi ki...

en iyisi susuz içmek rakıyı daima

:)

Kitap Kurdu dedi ki...

Çok güzel bir yazı olmuş, ellerinize yüreğinize sağlık. Geç kalınmış bir MERHABA size :) Memnuniyetim ortada. Harika bir blog, çok teşekkürler.

Evren dedi ki...

sevgiler saygılar haykırış, eyvallah :)

Evren dedi ki...

dostlarla yani diyorsun atesinsesi ;)

Evren dedi ki...

MERHABA o zaman kitap kurdu :) teşekkür ederim övgü dolu sözler için, içimi ısttı...