Cuma, Şubat 19, 2010

BİR KADIN DÜŞÜN






Bir kadın düşün şimdi;
Koyu kahpe saçlarını, usturayla budayan,
Ve kirpiklerinden hüzün maskarası damlayan...

Bir kadın,
Ve O'nun yenip bitirilmiş, loş dudakları
"Öyle" bir kadın işte;
Düşlerinin yüzünde,
Kezzap oyukları..

Bir kadın düşün şimdi;
Bileklerini kitap sayfalarıyla yamayan
Ve ucu yırtık bir gecenin koynunda sabahlayan,

Bir kadın,
Suya atmış inandığı bütün muskaları,
Öyle bir kadın işte
Gençliğinin sırtında,
Sigara yanıkları....

Bir kadın düşün, şimdi..
Düşün bir kadın daha hayattan..
Hani der ya şair;
"Mümkünse farzedin yaşamamıştır.."
Tıpkı öylece ;
Düşün!..


Bir kadın daha düşün hayattan..


Üzerine bir roman yazılabilirdi o kadının. Yaşamamış bir kadın üzerine, yaşanmamış düşler adında, yaşanmış onca düşüşün resmi çizilebilirdi; büyük büyük yağlı boya tablolar duvarları süslerdi.

Üzerine bir roman yazılabilirdi o kadının. Yazılmalı da...

Romana değil ama bir öyküye zemin oluşturması için rica ettim dizelerini. Senden değerli mi dedi, sağolsun. Bazı kelimeler insanın kendinden bile değerlidir dedim, duydu mu bilmem. Sözlerim yanlış anlaşılmasın;  kelimeleri yüceltirken, insanın değersizliğine bir vurgu yapmak değildir niyetim.  Aksine; o kelimeler hep var ama o kelimeyi öylesine ustaca bir dizeye katık etmek herkesin harcı değil, usta işi bir parça... Taşı değerli kılan üzerindeki işçiliktir, bir gün ustası göçüp gitse bile taş nesilden nesile daha da değerlenir. Kelimeler de bir parça taş gibidir, yerinde ağırlığı buradan gelir.

Bu şiiri ne zaman okursam okuyayım, nasıl bir ruh haliyle okursam okuyayım sonuç değişmiyor: Ben kalıyorum; öylece sessizce... Elime bir sigara alıp uzanıyorum yatağıma... Düşüyorum... Mümkünse hiç yaşamadığımı farz edip, düşünüyorum.

Bazen kelimelerin gizemli bir dünyası olduğunu ve herkesin o dünyanın kapısını açamadığını fark ediyorum. Hatta çoğu insanın o kapının varlığından bile haberi olmadığını.

Beni düşünmeye iten, düşündüren, düş kurduran ve düşüren bütün kelime sahiplerine, onları bu kadar ustalıkla bir araya getirebildikleri ve bana bambaşka dünyanın kapılarını araladıkları; ve  içeri buyur ettikleri her sefer için, teşekkürlerimi şapkamı çıkartıp önüme koyarak sunuyorum.

Hayatın Ortasından yakalayıp, bazen savurana...
Beni trenle uzun bir Atlas yolculuğuna çıkaran Buraneros'a...
Kelimelerinin hep tanıdık geleceğini bildiğim Nily'e...
Bir çorba içimlik uğradığım Aydan Atlayan Kedi'ye...
Yalnızlığın resmini kelimelerle çizebilen Beenmaya'ya...
Elini uzatmanın gülümsettiğini hatırlatan Uzaklara Giden Kadın'a
Kara bir ağacın bahar olamayacağını fark ettiren Ateş'e...
Perilerin de elinin kalem tuttuğunun kanıtı Efsa'ya...
Bazı sesleri çok derinden gelse de duyabildiğim Deep Sound'a...
Dilsiz düşleri ile hayatı fotoğraflayan Neslihan'a...
Gerekli şeylerin altını gereksizce çizen Yazar'a...
Kaleminin karalığını yüreğindeki aşktan alan Kalem'e...
İnandığı Masalları anlatırken düşündüren Haşim'e...
Kelimelerle dans eden Masalcı'ya...  
Hayatı anlatırken öğreten Sufi Saja ekibinin tontinisine, elasına ve herkesine...
Bu kadar uzun yazıp, bu kadar çok güldürebilen absalom'a...
Kıyılarda taş toplayan a.nur'a....
Saçak altlarında dolaşan Müdür'e...
Yüreğini çizimine yansıtan Pino'ya...
Mutluluk seminerleri ile içimde huzurlara vesile brajeshwari'ye...
Bırak biraz da dağınık kalsın diyen Bekriya'ya...
Yüreğin odaları olduğunu gösteren 7. oda'ya...
Yere bakarken gözlerini gördüğüm idea'ya...
Hayatın masal olduğunu fark ettiren biraz'a..
Düşünen ve söyleyecek sözleri olan Guguk Kuşu'na...
Hayatın bütün günahlarını yüklenebilen Nakhar'a...

Ve aklıma gelmeyip burada adını belirtemediğim, okumaktan keyif aldığım tüm blog dostlarına teşekkür ederim. Sizler dünyama çok şey kattınız...

Hadi şimdi, bir kadın daha düşün hayattan...





Şiirin Orjinal Adı:  Bir Kadın Düşün Şimdi / Teşekkürler adı bende saklı kadın...
Fotoğraf / 1x.com


10 yorum:

üryan dedi ki...

Aşk olsun kadın sana aşk olsun

Ateş Böceği dedi ki...

Ya senin bana düşündürdüklerine ne demeli ..Hangi birini söylesem diğeri küser..

Geçenlerde bir yerde okumuştum ..

'Herkes doğasının gereğini yapar'..

işte bu dedim varmı ötesi..

Efsa dedi ki...

Sen her birimize böyle güzellikle bakarsan elbette sana çirkin gelemeyiz ki.
Gören gözün güzelliğindendir. Gözlerinin güzelliğindendir, içinden yansıyan ve yüzüne vuran.
Seni çok seviyorum Evrenim. Adına çok yakışıyorsun sen.

Kitap Kurdu dedi ki...

Kelimelerin güzemli dünyasında var olmak ne kadar da güzel gerçekten. Sizin de dediğin gibi bazıları bu dünyadan bir haber. Onlara çok acıyorum, yazık ki, hayattalarındaki en önemli pencere (benim için ve bizler için) kapalı. Ahh o dünya bir girseler, çıkamazlar ama bilmiyorlar işte. Sizi geç keşfettiğim için üzgünüm ama hiç keşfedemeyeceğimi düşündüğüm ise çok mutlu oluyorum.İyi ki buldum sizi :)

YALNIZLIK OKULU dedi ki...

Bir kadın düşünüyorum günlerdir...Sadece sesiyle bile umut aşılayan...Tüm yokluk hallerinin vara oluş anlamlarına çeviren..

Bir kadın düşünüyorum günlerdir...Gecenin bir yarısı her ne sebep olursa olsun ;hadi artık silkelen ve kendine gel diyen bir kadın...

Bir kadın düşünüyorum...
Onla kimsenin bilmediği bir dilden konuşup...Sessizliğinde bile çok şey öğreten bir kadını...

Br kadın düşünüyorum...
Sevmenin yaşını ruhunu inancını ve mezhebini yıkan bir kadın...

Bir kadın düşünüyorum...Ayrı yollarda yürüsekte hep yanımda olan yanımda olacak bir kadın...

Nily dedi ki...

Düşündüm:)

Küçüktüm, masallar vardı. Masallarda saraylar, saraylarda peri kızları...Büyüdüm, hayatın masallar gibi olmadığını gördüm. Ya masal yoktu ortada ya da içindeki saray eksikti. Bazen hepsi tamamdı da, sarayda salınacak bir peri kızı yoktu. Hepsi biraraya gelse masal olacaktı ama...adı hayattı ya, buna imkan yoktu. Sadece bir yol vardı, adı hayat olanı masal yapmak.. masal tadında yaşamak..

İşte ben, kendi masalını yazıp, kendi sarayını inşa eden bir peri kızı düşündüm.

Kocaman bir teşekkür de benden sana.. varlığın, desteğin, anlayıp anlattığın, hissedip paylaştığın için, zamandan çekip çıkardığın anlar için ve o kocaman yüreğinde bana da yer olduğu için..

Özlemişim..

sufi dedi ki...

Bir kadın düşündüm şimdi,
Elleri aşk çiçekleriyle kelepçeli
Bir tek gözyaşında bile
Evrenin titreşimleri gizli,
Öyle bir kadın işte...
Aynı sahilde olta atan balıkçılar gibi kendisi.
Sevda türküleri söyleyerek
kendine çeker,
Oltasına takılan bizleri...

Tontini.

beenmaya dedi ki...

kelimelerle anlatabilmek ve anlatılanı sadece kelimeler üzerinden anlayabilmek için yürekten görmenin gerektiğini düşünürüm ben hep...

yürekten gördüğümü düşündüğün ve yürekten gördüğün için teşekkürler...

Evren dedi ki...

sevgili dostlar,

yürekten yüreğe akmak bu olsa gerek... kelimelerin gizeminden yola çıkıp yüreklerin gizemine ulaşmak ne büyük bir şans...

kucak dolusu sevgiler her birinize, bilirim ki bir kibre dönüşmediği sürece şımarmak güzeldir!

sevgiler...

ps: bugün sanki biraz daha güzelim ;)

Brajeshwari dedi ki...

şimdi gördüm kendi ismimi iyi mi?

Canım ya!

sen bizde ne görüyorsan, sende olduğu içindir..Çok teşekkürler Evrencim.