Pazar, Şubat 14, 2010

,

HOŞÇAKAL SEVGİLİM

Bazı vedaların gitme kal diye yalvardığı olur, sağırdır yürek, gider...




Yasmin Levy - Adiós Querida


Nasıl kapalı bir hava, nasıl karanlık çöktü günün ortasına...
Bilir misin, nasıl çaresizce bir ses arar yürek böyle zamanlarda...

Biriktirdiği hüzün olan bir kadın için,
Ağlamasına sebep cılız bir damla;
Taşırır bilmezsin, yüreğin daha önce bu kadar dolmadıysa...

Kadın kafasını kaldırır göğe, bir umut arar gibi...
Gök gürler; 'hazırım eşliğe' der gibi...

Yasmin Levy'nin sesine gizlenmiş o mistik damla düşer yüreğe daha ilk adioda...
Gök son bir kez gürleyerek, kadına döker içindekileri...
Kadın taşar... Kendinde saklı keridasına; adio, adio kerida diye yalvarır gibi...



_______________________________________________________________
Adiós Querida için Deep Sound'a teşekkürler...
Fotoğraf / Anca Cernoschi
Adiós Querida / Hoşçakal Sevgilim

4 yorum:

Kara Kalem dedi ki...

Akşam olsada rakı içsem edebiyatı kırk yaşından sonra başlarmış derlerdi de inanmazdım. Aslında belli yaştan sonra rolantisinin ayarı şaşıyor insanın. Mekanizmayı bir kere keseledinmi, ne aşk onarıyor kiri pasını, nede od ateşi yakıyor sobadaki yaş kalası. Nerede hey gidi günler manzumesi düştümü insanın ak saçlı diline, işte tamda o zaman nikahlıyorsun genç karıyı kısacık cahil ömrüne. Rakı bu, durmuyor ki meret yerinde, oynak zenne gibi kıvırıyor masanın üstünde. Ahu du demiş, müstesnayı itne, geri al vitesi de, boşaltayım aşure. Ulan yine sarhoş oldun değilmi köftehor, yarısını dibe koy, yarısını da diğer cebime.

-Uyyy leş cibu kokayusun. Ula ne varidu bu kadar zıkkumlanacak ha uşağum. Sabahtan beridur başimun etini yedin dır dır.

-Ay küstü be baba, güfte oldu bahtiyar. Sen ne bunak adammışsın be, anlamadın gitti ihtiyar.

-Ay sıçayum babanun şarap tasuna. Ula bu nedur. Ne deyesun anlamayum. Üf be. Ula nerededur senin kopar. Ula alun götürün bunu damuna. Kafayu sıyıracağum, yokmu kurtaran benu uşağum.

- Her gidişin yoluna serilmez ondilin, kaplama astar ister teknenin altı kestane. Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı hilal, benim kıçım kadar büyük yüreğim var.

-Hay ben senun o koca kıçlu yüreciğuna sıçayum. Ula defol. Ula defol pok yiyenun uşağu.

Bizim ihtiyar ben yalın ayak ardım sıra kaçarken, sahilde ne kadar çakıl taş varsa arkamdan solak eliyle fırlatıyordu. Taşların iki üç tanesi belim, bırkım, baldırma geldi ama gülmekten ne acı hissetmiştim, nede dolu dizgin kaçarken sendelemiştim. Aslında o kadar sarhoş değildim ama içimden muziplik yapıp, bu sevdiğim kaçık adamın gecesini berbat etmek istemiştim. Bazen çocuk ruhum oyunlar oynamak istiyor yaşamın sevdikleriyle.


Hani seni sabah sabah ağlattım ya, kıyamam, gül istedim şimdi. Gününüz güzel olsun :)

Evren dedi ki...

çocuklar, kara kalem. çocuklar beni her zaman ağlatır, ne günü ne zamanı vardır, onların o masum yüreklerinde güzellik yeşersin dilerim, hep gülmeye hazır bir gül olsun, dikensiz... çocuklar hiç açımadan gülebilsin dilerim...

teşekkür ederiz :)

yüreğinde sevgi olan herkesin her günü güzel olsun dileriz...

sufi dedi ki...

Yüreğinde hiç sevgi eksik olmayan evrenimin de her günü güzel olsun sevgilerimle.

Evren dedi ki...

teşekkür ederim tontinim... yüreklerde hep sevgi olsun, bir de aşk olsun :)