Pazartesi, Mart 30, 2009

MERAK ETTİM ?


  • Hayatınızda kalmasını istediğiniz bir arkadaşınız bir gece önce kötüyüm çok diye mesaj atsa ve o an uygun olmasanız, en geç ne zaman ararsınız?

  • İşler ters gittiğinde ilk ne yaparsınız?

  • Biri sizi çok kızdırsa ama çok, öfkenize yenilmemek için nasıl bir yol izlersiniz?

  • Biri sizden borç alsa ve zamanında geri ödemese, ona borcunu nasıl hatırlatırsanız?

  • Aşkından ölmek üzere olduğunuz adamı eve geldiğinizde bir kadınla sevişiyor görseniz, çığlık mı atarsınız yoksa tokat mı?

  • En yakın arkadaşınızı aradınız 3 kere üst üste ve telefonuna cevap vermedi, ilk aklınıza gelen ne olur?

  • Yolda yürürken tanıdığınız birini gördünüz ama kafasını çevirdi, ne yaparsınız?

  • Bir tiyatro oyununda telefonunuz çaldı, telefonu kapatmanız kaç saniyenizi alır?

  • Otobüs durağında sıra beklerken, sizden sonra gelen biri sıranın önüne geçti, insan evladına nasıl bir tepki verirsiniz?

  • Sevdiğiniz bir arkadaşınız sizi arayıp, aramıyorsun hayırdır dediğinde ona verdiğiniz cevapta ne kadar dürüst olursunuz?

  • Söylediğiniz yalanı unuttuğunuzu fark ettiğinizde durumu kurtarmak için yeni bir yalan mı söylersiniz yoksa durumu açıklığa mı kavuşturursunuz?

  • Aşık olduğunuzu fark etmeniz ile söylemeniz arasında geçen süre ne kadardır?

  • Artık aşık olmadığınızı ve hatta birlikte yaşamak bile istemediğinizi fark ettiğiniz ve söylemeniz arasında geçen süre ne kadardır?

  • Bir çocuğu mutlu etmek adına, bilerek ve isteyerek en son ne zaman bir oyunda yenildiniz?

  • Birini sinir etmek adına belki de hile yaparak en son ne zaman birini yendiniz?

  • Okeyde taş çalıp sonra da itiraf eder misiniz?

  • Ortak bir projede yan gelip yattığınız oldu mu?

  • Ortak bir projede hiç çalışmayan birini patrona ispiyonladığınız oldu mu?

  • Hiç kabahati olmadığı halde ağlattığınız biri olduğunda gönlünü almak için pasta mı alırsınız yoksa sarılır mısınız?

  • Arkadaşınız evdeyim uğra dedi, kapıyı çaldınız açan olmadı kaç saat kapı eşiğinde arkadaşınızı beklersiniz?

  • En son ne zaman ağlayan bir çocuk gördüğünüzde gözleriniz dolu dolu oldu?

  • Anne/Babanızı anımsayınca şükrediyor musunuz?

  • Abla/kardeşinize en son ne zaman hiç nedensiz sarılıp, iyi ki varsın dediniz?

  • Pazarcının aldığınız çileğin alt tarafını çürükleri ile doldurduğunu fark edince, ne yapalım bunları da birine satması gerekiyordu gibi bir yaklaşım sergiler misiniz?

  • Üst komşunuz gecenin bir yarısı müziği sonuna kadar açsa ve bir de tepine tepine dans etse, kaç şarkılık sabrınız vardır?

  • Çaldığı müzikler tarzısınız ile uyuşsa kalkıp dans eder misiniz?

  • Kül tablasını içtiğiniz sigaralarla birlikte salonda bıraksanız ve koca/karınız sabah kalktığında söylense, ertesi gece özen gösterir misiniz?

  • En son ne zaman sevdiğiniz birini yaptığınız süprizle ağlattınız ve o ağladığı için ona sarılıp ağladınız?

  • En son ne zaman deniz kenarına gidip iyotu içinize çektiniz?

  • Alışveriş yaptığınız marketten çıktınız ve fazla para üstü aldığınızı fark ettiniz, parayı geri mi ödersiniz, o parayı bir sokak çocuğu için süt almak için mi kullanırsınız?

  • Sabah uyanınca açan papatyaya, öten kuşa ya da gökyüzünün maviliğine hayran kaldığınız oldu mu?

Bu liste uzayıp gider aslında... Merak ettiğim ne çok şey var ilk defa tanımaya çalıştığım insanlarda. Ömrüm yetmez bazı sorularımın cevaplarını bulmaya...

Öyle ilişkiler var ki çevremde adam kadının en sevdiği yemekten bir haber, kadın adamın tuttuğu futbol takımından. Ama bakıyorum gül gibi geçinip gidiyorlar. Galiba fazla merak iyi değil? Bazı soruların cevabı olmasa da olur sanki...

Ben bazılarına 'evet', bazılarına 'hayır', bazılarına 'duruma göre değişir' ve bazılarına 'her zaman', bir kısmına 'asla' ve bir kaçına 'böyle yapan olur mu', bir kaçına da 'hadi canım' dedim...

Cevaplarımı merak etme, dedim ya fazla merak iyi değildir.

Bu cümlemden sonra aklından bildik cümleyi geçirme.

Hadi geçirdin diyelim, gülümseme.

Hadi gülümsedin, bari bana belli etme...





_________________________________________________________

10 yorum:

Biraz dedi ki...

Cevaplari merak etmedim...ama sorularin hepsi de ya da cogu da diyelim "fena halde beklentili" yasamaya ornek sorular olmasi dikkatimi cekti...beklentili yasamak pek iyi degil diye dusunuyorum...hatta cok yipratici.
Elbette sifir beklentisiz olunmaz ama beklentili olmak hayatimizin temelini de olusturmamali.

Pırıltılı cadı dedi ki...

dusundum de, gercekten fazla merak iyi degıl, nezaman cok soru sorsam bende bunalıyorum karsımdakı de..
en ıyısı işte öyle gecınıp gitmek galıba, kımbılır:)
sevgilerimle..

Nily dedi ki...

takıntılı karakter olarak bazı sorularda takıldım niyeyse ve sonunu nereye bağlayacağını merak ederek okudum. bitince de gülümsedim. bir güzelde çaktırdım işte:))hatta çaktırma dediğin gülümseme gülmeye dönüştü, iyi de geldi hani..
öperim..

Ateş Böceği dedi ki...

İnsan soru sorarak ne kadar tanıya bilirki karşısındakini hem sorduğun sorulara doğru cevap vereceği nerden belli bunları ancak ve ancak yaşayarak görebiliriz insanoğlu değişir yaşadıklarıyla gençken verdiği tepkiyle yaşanmışlıkları arttığında verdiği tepki bir olmaz aynı şekilde cevaplarda aynı kalmaz gibi geliyor bana sevgimle :):)

beenmaya dedi ki...

ben gülümsemedim kahkaha attım geldi mi sesim :)))

Evren dedi ki...

Evet biraz; beklentim var hayattan ve hayatımda ki insanlardan... Çünkü kendi adıma o beklentiler beni ben yapıyor. Sırada beklerken bir adamın sıranın en arkasında olması gerekirken en öne geçmesine tepki veriyorum, tıpkı ihtiyacım var dediğin de bir insana tepki verdiğim gibi... Yıpratıcı mı? Evet çok... Ama insan olmak benim için biraz böyle bir şey... Sıfır olmaz belki ama ben de azaltmaya çabalıyorum zaman zaman :)

Evren dedi ki...

Değil, değil... Tecrübe ile sabit pırıltılı cadı :)

Evren dedi ki...

Ne güzel Nily, hem takılıp hem de gülmen :)

Evren dedi ki...

Bu sorular sorulmaz ki, yaşanarak öğrenilir zaten Ateş Böceği :)

Evren dedi ki...

Geldi mayam geldi, kahkahana kahkaha attım ben de :)