Perşembe, Mart 26, 2009

YASTIK



Bej üzerine kırmızı, lacivert çizgilerim var benim. Dar diktörtgenim. Kırmızı büyükçe kare olana yaslarım sırtımı. Tamamlarız birbirimizi onunla. Dururuz L koltuğun bir köşesinde. Sırtına destek olurum evin hanımının. Bazen başını yaslar bana. Korktuğunda kollarının arasına alıp sıkıştırır beni göğsünde. Eğer bir kavga varsa şakadan ya da siniriendirdiyse bir arkadaşı, alır fırtatır beni hiç düşünmeden. Nadiren yıkar beni, sökmek zor gelir iplerimi. Olmaz demeyin, özellikle sehpada oynanan bir oyun varsa, teklifsiz benim üstüme oturur arkadaşları, evin hanımı kıyamaz da kırmızı olanlara, yastık var mıydı diyene, beni uzatır gözümün yaşına bakmaz bile o anda. Nedense ben hep hor görülenimdir. Misal; laptop bacaklarını ısıtmasın diye beni koyar bacaklarının üzerine ya da kolunun altına koyar destek olayım diye, verir tüm ağırlığını, düşünmez taşır mıyım, ezilir kalır mıyım diye. Kırmızı kadifeler narin ya, benim pamuksu dokum tepe tepe kullanılı çok amaçlı. Misafir gelir eve, yastıkları kaz tüyü hanımım misafirlere bir de beni verir üstüme hiç yakışmayan yeni kıyafetlerle. Ne diyorlardı ona: kılıf.... Sabahları özenle düzeltir hepimizi. Boy boyuz hepimiz. bazılarımız tek yumurta ikizi. İkişerli takımlar gibi diziliriz koltuklara. Düzeltir özenle her birimizi. Havalandırır. Kabartır koltuklarımızı her gece, olmadı sabahına mutlaka. Herkes kendi köşesine çekilince bakar uzaktan şöyle bir. Gülümser bize. Yerli yerinde bırakır bizi. Özenlidir hanımım, sevmez öyle dağınık ortalıkta duralım. Bilmez ki, o gelene kadar biz evde parti havasında... Her gece karşılarız bir kendisini askeri bir düzen içinde huzurla yayılsın tek kişilik L koltuğuna, dinlesin müziklerini, dalsın aşk kokan rüyalara... Her şeye katlanırım da dayanamam bir yaptığına: O her gece beyaz kılıflı yastığını alır koynuna... Bağırırım arka odaya giderken, duymaz beni bilirim, ama ben gene de söverim içimden hayata: Söyle! Adaletin bu mu dünya?


_______________________________________

13 yorum:

umidim dedi ki...

Ne şanslı bir yastıkmış. :)

tutsak dedi ki...

Sevinmen lazım yastıkçım en çok seni seviyorki heryerde seni kullanıyor. Dii mi ya. :)

beenmaya dedi ki...

ah bir dili olsa da konuşsa diye düşünürüm bazen eşyalar hakkında. senin yastığın dili çözülmüş bütün ev konuşmaya başlamasın şimdi :))

Evren dedi ki...

umidim bilemedim beyaz olanı mı kast ettin :)

Evren dedi ki...

yastık bir betimleme aslında tutsak; iki erkek arkadaşı vardır kızın, biri ona aşıktır ne yap dese yapar çocuk ama bir de kızın gönlündeki esas oğlan vardır. Kız günün sonunda esas oğlana yenik düşer... ve herşeye katlanan aşık hayata savurur bir küfür içinden: Adaletin bu mu dünya...

Evren dedi ki...

bu gidişle karışacağım ben zaten az kaldı :) önce yastık, bütün gece tepesinden inmediğim koltuk ardınsan kumanda ve laptop derken uzar gider bu liste maya:)sonunda kısaca delirdi kadın derler, kurtuluruz :))

sufi dedi ki...

Şanslı ya da şanssız ama onun da konuşan ve düşünen tarzı iç acıtıyor.Bize en fazla hizmet eden elimizin altındakileri görmezden gelip hor davrandığımızın uyarısı oldu bu bana.Bakkaldan ekmek alırken birini elleyip de öbürüne yöneldiğimde ilk ellediğimin ağlama seslerini "neden beni almadın" deyişini duyan delilerden olduğum için yastığı ya da anlatılmak isteneni anlayabildim sanıyorum.Sevgilerimle.

buraneros dedi ki...

ya bu yazı ve üç önceki yorumcunun yorumu(ki yine katılıyorum:)bir fikir verdi bana...Benim de çok sevdiğim yastıklarım olmuştur.Ve ilk okuduğumda gerçek bir yastık hikayesi sanmış,o yönde bir yorum eklemeyi düşünmüştüm:)))Fikrim şu: kim isterse alsın yazsın...İki sevgilinin bir gecesini,konuşmalarını ,bardaklar,tabaklar,çatal bıçak ne akla gelirse onların tanıklığından anlatmak mesela...Hatta sorunlu bir ilişki olsun..Hatta adam yalancı olsun,öküzde olabilir ,eğer genellenmezse:))...Hatta gecenin ileri saatlerinin yastığı yorganıda dillenebilir ki,bu isteğe bağlıdır.:))

buraneros dedi ki...

blog sahibinin onayına göre üç önceki yorumcu tanımı yer değiştirmiş olabilir:))...katıldığım yorumcu beenmaya'dır:))Arzu kulakların çınladı mı:))

Ateş Böceği dedi ki...

Ha ha senin yastık bek sitemkar iyi davran şuna yazık bak dertlenmiş latop koy gelenlere ver ooo yazık valla ben beyaz yastık olamyı tercih ederdim açıkcası bu kadar kullanılmaya canımı dayanır :)

Evren dedi ki...

evet dilek nedense günlük yaşamın koşuşturması içerisinde farkında değiliz tercihlerimizin ya da yeternice teşekkür etmiyoruz ve belki de duymuyoruz sesleri...

Evren dedi ki...

buraneroscum beyaz yastık ve ona eşlik eden yorganın dile gelmesi pek hayır olmayabilir bu blog adına. hayır hit yapar, çığır açar o başka da conseptime uygun değil plus 18 yazmak :) ama dediğin doğru harika olur bir ilişkiyi evdeki herhangi bir eşyanın gözüyle anlatmak. ama adam öküz olmasın ince ruhlu olanları alınıyor sonra :)

Evren dedi ki...

ateş böceği baktığında hepimiz beyaz yastık olmak istemez miyiz?